Psikolojik Danışmanlık ve
Evlilik Terapileri Merkezi

Psikanalitik Çift Terapisi

Psikanalitik Çift Terapisi

Melike Kayhan, Psikanalist, Psikoterapist, Çift ve Aile Terapisti

Hayatımızda bize yakın olan insanlardan çok şey bekleriz; destek, sevgi, arkadaşlık, heyecan, tutku, sadakat ve saygı bunlardan sadece birkaçı. Ancak çoğu kez bu büyük umutlar her iki tarafın da incinmesiyle, hayal kırıklığına uğramasıyla ve hatta birbiri tarafından ihanete uğradığını hissetmesiyle sonuçlanır. İnanıyoruz ki çiftler birbirlerinden geçmişin yaralarını iyileştirmelerini bekledikleri için kendilerini ve birbirlerini sevme kapasitelerini yitirirler. Psikanalitik çift terapisinde kişisel geçmiş hikayesi anlam arayışını suçlamanın önüne geçirmek için anlatılır. Bu, ilişkinin dinamiğini değiştirir ve her iki taraf da hem ne istediklerini hem de ilişkilerinde neyin mümkün olabileceğini keşfederler. Çalışmalarımızdan şunu öğrendik ki yıkıcı davranışın arkasında yatan nedenleri konuşma terapisinde keşfetmek çok yoğun duyguları ortaya çıkarmakla beraber ruhsal olarak tedavi edicidir de; ilişkilerinde büyük değişime sebep olur.

Terapi sürecinde çocukluk deneyimleri ve çocuğun erken dönemde oluşturduğu savunma paternleri (davranış kalıpları) konusunda edinilen içgörü, eşlerin ilişkilerine getirilerini anlamakta çok önemli olmakla birlikte, kalıcı bir değişim için yeterli olmamaktadır. Çift dinamiğinde değişim ancak terapi sürecinde kazanılan içgörülerin, yeni duygu ve düşüncelerin terapi sürecinin güvenli çerçevesi içinde çiftlerin tekrar tekrar ilişkilerinde deneyimlemeleriyle mümkün olur.

Çiflerde görülen yıkıcı çatışma ve suçlamalarda bireysel sorumluluk ve empati kurma kapasitelerinin gelişmesi ancak terapinin güvenli çerçevesi içinde mümkün olabilir. Bu değişimin ortaya çıkmasında anahtar, terapi sürecinde güvenlik duygusunun yaratılması ve eşlerle kurulan terapötik (sağaltıcı) işbirliğidir. Böylece kendilerini güvende hissettikleri bir terapi sürecinde eşler geçmişlerindeki bilinçdışı hatıraların bugünkü ilişkilerinde nasıl tetiklendiğini görmeyi öğrenirler. Psikanalitik bakış açısıyla baktığımızda bir çift ya da evlilik ilişkisinde problemlerin ve çatışmaların olması hem kaçınılmaz hem de normaldir. Çift ilişkisinde eşler birbirlerine hem bilincinde -farkında- olarak, hem de bilinçdışında -farkında olmadan- ihtiyaçlarının, isteklerinin ve çatişmalarının nesnesi olarak davranırlar.

Psikanalitik çift terapisinde tek tek kişilerden ziyade evlilik ilişkisine bakılır. Çift terapisinde bireyin içsel dünyasındaki umutları, hayal kırıklıkları, korkuları ve dileklerine ek olarak eşinin içsel dünyasına ve ikisinin etkileşimine bakılır. Ne iki evdeki atmosfer aynıdır, ne de aynı şekilde iletişim kuran bir çift vardır; her çiftin kendine özgü bir karakteri ve iletişim kurduğu bir şekli vardır. Bu kendilerinin farkında olduğu bir şey değildir, bilinçli ya da bilinçdışı olarak ortaya çıkmıştır. Terapide bizim için cesaretlendirici birşey de insanların ne kendileri ne de sevdikleri için iyileştirme arzusundan bir an bile vazgeçmemeleridir. Bunda bilinçte kaygı uyandırdığı için bilinçdışına itilmiş duygu, düşünce ve kişiliğimizin bazı yönlerinin rüyalar ve davranışlarda kendilerini ifade etmeye çalışmaları terapide yardımcı olan unsurlardır. Danışan - terapist arasında kurulan aktarım ve karşıaktarım duyguları analitik terapide temel olan öğelerdir.