“Hayatımda her şey yolunda görünüyor ama neden tatmin hissetmiyorum?” Bazen insanı terapiye getiren şey belirgin bir olaydan çok, böyle bir sorudur. Bir ayrılık, kayıp veya yaşam değişikliği de uzun süredir arka planda duran soruları görünür kılabilir: Nasıl yaşamak istiyorum? Benim için ne önemli? Seçimlerimi gerçekten kendim mi yapıyorum?
Varoluşçu terapi, kişinin yaşadığı güçlükleri bu sorularla birlikte anlamaya çalışan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Yaşamın anlamı, özgürlük, sorumluluk, yalnızlık ve ölüm gibi insan deneyiminin temel konularına odaklanır. Amaç, danışana yaşamın doğru cevabını vermek değil; kendi deneyimini, değerlerini ve seçimlerini daha açık biçimde inceleyebileceği bir alan oluşturmaktır.
Varoluşçu Terapinin Temel Konuları Nelerdir?
Varoluşçu yaklaşımda sık ele alınan konulardan biri anlam arayışıdır. İnsan, yaptığı işin, kurduğu ilişkilerin veya günlük yaşamının kendisi için ne ifade ettiğini sorgulayabilir. Anlamsızlık hissi her zaman dışarıdan görülen bir eksiklikle ilişkili değildir. Kişi çevresinin başarılı saydığı bir hayat sürerken de kendi değerlerinden uzaklaştığını hissedebilir.
Bir diğer konu özgürlük ve sorumluluktur. Seçim yapabilmek önemli bir imkândır; ancak her seçim, başka olasılıklardan vazgeçmeyi de içerir. Bu nedenle karar vermek kaygı yaratabilir. Terapi sürecinde kişi, üzerinde etkisi olan koşulları ve değiştirebileceği alanları birlikte değerlendirir. Sorumluluk, yaşanan her şeyin kişinin hatası olduğu anlamına gelmez; mevcut koşullar içinde nasıl bir tutum almak istediğini araştırmayı da içerir.
Yalnızlık ve yakınlık da varoluşçu terapinin konuları arasındadır. İnsan başkalarıyla güçlü bağlar kurabilir, fakat bazı duygularını ve kararlarını kendi iç dünyasında yaşar. Bu durum zaman zaman anlaşılmama veya yalnız kalma korkusunu artırabilir. Terapide kişinin ilişkilerinde kendisi olarak var olup olamadığı, yakınlık kurarken hangi ihtiyaçlarını geri plana attığı incelenebilir.
Ölüm ve yaşamın sınırlılığı üzerine düşünmek ise yalnızca ağır hastalık veya yas dönemlerinde ortaya çıkmaz. Yaş almak, bir dönemin bitmesi ya da kaçırılmış fırsatları fark etmek de zamanı nasıl kullandığımıza dair sorular doğurabilir. Bu düşünceler kişide kaygı uyandırabileceği gibi, neye önem verdiğini yeniden değerlendirmesine de yol açabilir.
Varoluşçu Terapi Süreci Nasıl İlerler?
Varoluşçu terapi, herkese uygulanan tek bir soru listesine veya sabit bir seans düzenine dayanmaz. Terapist, danışanın yaşadıklarını onun bakış açısından anlamaya çalışır. Birlikte yalnızca ne olduğuna değil, yaşananların kişi için ne anlama geldiğine de bakılır.
Örneğin iş değiştirmekte zorlanan biriyle çalışırken yalnızca seçeneklerin avantajları konuşulmayabilir. “Yanlış seçim yaparsam ne olur?”, “Ailem benden nasıl bir hayat bekliyor?” veya “Başarıyı nasıl tanımlıyorum?” gibi sorular da önemli hale gelebilir. Benzer biçimde, ilişkisinde mutsuz olduğunu söyleyen bir kişi için yakınlık, bağımsızlık ve kayıp korkusu birlikte ele alınabilir.
Bu süreçte terapist hazır bir yaşam amacı belirlemez. Danışanın bazen birbiriyle çatışan duygu ve isteklerini fark etmesine yardımcı olur. Belirsizliği hemen ortadan kaldırmak yerine onunla nasıl yaşandığını anlamak, çalışmanın bir parçası olabilir. Varoluşçu bakış, farklı psikoterapi yaklaşımlarıyla da birlikte kullanılabilir.
Varoluşçu Terapi Kimler İçin Uygun Olabilir?
Varoluşçu terapi; yaşamında yön arayan, önemli bir kararın eşiğinde bulunan, yas yaşayan veya ilişkilerinde tekrar eden bir sıkışmışlık hisseden kişiler için anlamlı bir çalışma alanı sunabilir. “Her şey yolunda olmalı, öyleyse neden böyle hissediyorum?” sorusunu taşıyan kişiler de bu yaklaşımda kendi deneyimlerini araştırabilir.
Bununla birlikte hangi terapi yaklaşımının uygun olduğu kişiye ve yaşadığı güçlüğe göre değerlendirilir. Yoğun kaygı, depresyon veya başka ruh sağlığı belirtileri varsa kapsamlı bir klinik değerlendirme önemlidir. Varoluşçu terapi üzerine araştırmalar bulunsa da farklı müdahalelerin sonuçlarını tek bir yaklaşımın herkeste aynı etkiyi göstereceği şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Varoluşçu Terapinin Amacı Nedir?
Varoluşçu terapinin amacı, hayatı sürekli anlamlı ya da kaygısız hissettirmek değildir. Kişinin belirsizlikleri, sınırları ve ilişkileriyle birlikte kendi yaşamına daha bilinçli biçimde katılmasına yardımcı olmaktır. Bazen değişim, büyük bir karar almaktan önce şu soruyu dürüstçe sorabilmekle başlar: Şu anda yaşadığım hayat, benim için önemli olan şeylere ne kadar yer açıyor?
