Psikolojik Danışmanlık ve
Evlilik Terapileri Merkezi

Coralie Paksoy Burkert

Coralie Paksoy Burkert

Coralie Paksoy Burkert 
Çocuk ve Ergen Psikoloğu, Uzman Klinik Psikolog 
Psikoterapist (Federal Office of Public Health, Switzerland, FOPH / BAG)

İsviçre’de doğan ve eğitim hayatını orada tamamlayan Coralie Paksoy Burkert, Şubat 2018’de İstanbul’a taşındı. İsviçre’de klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlarken, çalışmalarının bir kısmını ABD’deki Marshall Üniversitesi’nde yaptıktan sonra İsviçre’ye döndü ve yüksek lisansını başarıyla tamamlayarak Zürih Üniversitesi’nden Uzman Klinik Psikolog olarak mezun oldu.

4 yıl boyunca Spitaeler Schaffhausen Hastanesi’nin Çocuk ve Ergen Psikiyatri Servisi’nde psikolojik sorunların tanısı ve tedavisi üzerine çalıştı. Lisansüstü eğitiminin devamında Zurich University of Applied Sciences’ta Çocuk ve Ergen Psikoterapi Eğitimi’ni tamamladıktan sonra, Federal Office of Public Health, Switzerland tarafından akredite edilen bir psikoterapist oldu. Ayrıca Traumaforum Berlin’de Çocuk ver Ergenlerle Travma Terapisi (EMDR) eğitimini tamamladı.

Çocuklara, ergenlere ve genç yetişkinlere terapi hizmeti, ailelere ve bakım verenlere danışmanlık vermekte ve aile terapisi yapmaktadır. Terapileri İngilizce ve Almanca dillerinde yapabilmektedir.

Yararlandığı bütüncül yaklaşımın temelleri şu maddelerle açıklanabilir:

İş birliği
Çocuklar, başarılı bir terapi süreci için önem arz eden doğal büyüme ve gelişme dürtüsünü halihazırda içlerinde taşırlar. Bunun yanında; çocuklarını en yakından tanıyan kişiler olan aile ve sağlıklı bir duygusal gelişim için rehberlik etmeye hazır terapistin iş birliği ile, onlar için faydalı bir süreç mümkün olur.

Güçlü yanlara ve becerilere odaklanma
Her çocuğun ve ailelerdeki her bireyin güçlü yanları ve psikolojik becerileri çok değerlidir. Hayatta karşılaşılan zorluklarla baş etmenin ve dayanıklılığın anahtarı olan bu güçlü yönler ve zihinsel kaynaklardan faydalanarak çözümler, yeni stratejiler keşfedebiliyoruz

Hedef odaklı terapi süreci
Psikoterapi genelde farklı aşamalardan oluşur. Bu aşamalardan ilki terapiye başvurma sebebinin araştırılması, bireylerin ihtiyaçlarının ve terapi hedeflerinin belirlenmesidir. Bundan sonra ise bireyleri daha derinlemesine tanıma ve hedefleri değerlendirme süreçleri gelir. Terapi süreci boyunca koyulan hedeflerin hangilerine ne ölçüde ulaşıldığı değerlendirilir. Bu değerlendirmelerin sonucunda terapiyi başarılı bir şekilde sonlandırma ya da odak noktasını değiştirme kararları verilebilir.

Güvenli alan
Bu sayılan maddelerin ışığında, psikoterapiye güvenli ve korunaklı bir alandaki yolculuk olarak bakılabilir. Bu korunaklı alan, çocuk/ergen ve ailenin psikolojik sağlığının iyileştirilmesi doğrultusunda çalışmak için çözümler keşfetmeyi ve işlevsel olmayan baş etme mekanizmalarını fark etmeyi sağlar.

Ebeveynler/bakım verenler
Ebeveynler, temel bağlanma figürleri olarak çocukları desteklemede ve onların sosyal ve duygusal gelişiminde önemli rol oynarlar. Çocuklarla yürütülen terapinin yanı sıra ebeveynlere de danışmanlık sağlayarak, aile içinde ortaya çıkan ve çocuğun davranışıyla ilgili olabilecek endişe ve zorluklara değinilir. Çocuğun yaşadığı zorluklar ile baş etmek için çözümler üzerine düşünülür ve çocuğun sağlıklı duygusal gelişimini destekleme konusunda ilerleme kaydedilir.

Ergenler ve genç yetişkinler
Ergenler ve genç yetişkinler de hayatlarındaki zorlu dönemler, okul ile ilgili olabilecek stres, akranlar, aile, ebeveynler ile çatışmalar, duygusal sorunlar, özgüven problemleri, korkular, depresyon ve travma gibi farklı konularda terapiden faydalanabilirler. 

Çocuklar
Her çocuk özel ve eşsizdir; duygusal dünyaları ve çevrelerindekilerle ilişkilenme biçimleri de kendileri gibi eşsizdir. Eğer bir çocuk duygusal olarak zorluk yaşıyorsa, stresli bir durumla baş etmeye çalışıyor veya gelişimsel zorluklar yaşıyorsa, genellikle bunu ifade etmek ve çevresindekilerle iletişim kurmak için kendi yöntemlerini oluşturur.

Çocuklarda sıkça gördüğümüz psikolojik problemler, duygu düzenleme, uyku, yeme, tuvalet eğitimi konularındaki sıkıntılar; kaygı (sosyal kaygı, okul kaygısı, korkular, ayrılma kaygısı), takıntılı davranışlar, depresyon, ebeveyn ve kardeşlerle çatışma, akranlarla çatışma ve reddedilme, saldırgan davranışlar, travma, özgüven sorunları, dikkat eksikliği, hiperaktivite gibi zorluklardır.

Çocuklar, terapide yetişkinler gibi kendilerini sözlü olarak ifade etmezler; bunun yerine oyunda sembolik dili kullanırlar. Oyun terapisi ve Ego durum terapisi, terapistle birlikte güvenli bir alan sağlayarak çocukların duygusal zorlukları ve içsel çatışmaları ifade edebilmesi için kullanılan yöntemlerdir. Kendi duygusal dünyalarını oyunun içinde ifade ederek ve dışsallaştırarak, çocuklar, problemlerin çözülmesi için güvenli bir psikolojik mesafe yaratırlar. Terapist burada hem ifade etmeyi sağlayan hem de akışa yön veren ve duygusal güvenliği sağlayan kişi rolünü üstlenir. Çocukların büyüme ve gelişme için kuvvetli, içsel bir dürtüleri vardır, bunlar terapide ve oyunda ortaya çıkarılarak alternatif stratejiler oluşturulur ve duygusal zorluklar ile baş etmek için çözümler yaratılır.

Çocuk terapisti olarak Coralie Paksoy Burkert, içsel çatışmaların ve bilinçdışı kalıpların ortaya çıkmasını ve ifade edilmesini sağlayarak, çocuk/ergenlere bu duygusal zorluklar ve işlevsel olmayan stratejiler ile baş etme konusunda yardımcı oluyor. Terapist ile birlikte çocuk/ergenler yeni stratejiler üzerinde çalışıyor ve düşünmenin, hissetmenin ve başkalarıyla iletişim kurmanın alternatif yollarını deneyimliyor.